Sanki bu kadar olur dercesine… 6 Eylül 2017 yani iki gün önce ”Hanedanlığın sonuna doğru” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. İki gün geçmeden yeni deliller, yeni raporlar basına birer birer dökülmeye başladı.

15 Temmuz tiyatrosunu daha sahnelendiğinde koymuş olduğum ”tiyatro” tespitini hayatın gerçekliği doğrulamış oldu.

Sırtımızda CHP gibi yumurta küfesi yoktu neyse onu direk cepheden söylemeyi yeğledim. CHP’nin yapmış olduğu gibi arkadan dolanıp beş puan alan Grekoromen güreşçileri gibi ”Kontrollü Darbe” deyip gerçeği gizleme yöntemi ni hiç benimsemedim. Kontrollü darbe muğlak bir kavramdır. Bu iddianın savı olan Kılıçdaroğlu  içeriğini dolduramamıştır. Erdoğan’ın yüzüne, bu darbeyi sen  tezgahladın diyerek haykıramamıştır. Teşhir edememiştir.

Bahsi geçen yazımda ”Bazı şeyleri bilmek için kahin olmak gerekmez. Çanlar bile gerçeği söylerken, minarelerde selalar yalanı, tezgahı, ört bas etmek için adeta çığırtkanlık yapıyor. Çan’lar inadına acı acı çalıp, kanı emilen yoksulluğa muştusunu veriyor.” demiştim.

Sahtekarlığın, yalanın, karanlığa  ait minarelerden dalga dalga aktığı bir dönemi yaşadık.

Bu darbeyle birlikte başkanlık sistemini tezgahlayan başta Tayyip Erdoğan ve şürekaları, Mit, Özel Harp Dairesi ve bütün sorumlular tek tek tespit edilip birer birer yargılanması elzem oldu.

Türkiye bu kalpazanlığa bir son vermelidir. Sahte diplomayla devlet adına imza atarak kendini sarayda ağırlattıran bu soytarılığa bir son verilmelidir. Özüne bakarsanız sahte diplomayla devlet adına atılan imzaların hiç birisi hukuken geçerli değildir. Türkiye’nin ne hale sokulduğu alenen ortadadır.

Katiller mutlaka hak ettiği bir şekilde yargılanmalıdır.

Türkiye bunu hiç hak etmedi.

Şimdi İsveç merkezli düşünce kuruluşu Stockholm Center for Freedom (SCF), geçtiğimiz yıl gerçekleşen tartışmalı darbe girişimi ile ilgili kapsamlı ve çarpıcı bir rapor yayınladı. Raporun kendisine buradan ulaşabilirsiniz. Tıklayın

Oturup uzun uzun yazmayacağım her şey alenen ortaya çıkmış durumdadır. Takke düşüp kelin gözüktüğü bir zaman dilimiyle yüz yüzeyiz.

Şimdi herkes daha iyi anlamıştır sanırım boşa silahlanmadıklarını.

Gelecek çok yakıcı gelişmelere gebe olduğu ayrı bir gerçekliktir.

Umarım her şey güzel gelişir. Yaşayıp göreceğiz gelişmeleri.

Ali Galip Sayılgan

 

Almanya’nın 15 Temmuz darbe girişimi saçmalığına bir bakış açısı…

Sahtekarlık, kumpas, dalavere…