Sırrı Süreyya Önder Chp’ye çağrı yapmış : …

Sharing is caring!

Irkçılıktan laf açılmışken iğnenin minnacık ucu bir yerlerine batmış gibi zıplayacakları kesindir. Bu duruma göre herkes kendince 'doğrucu Davut' olduğu için, her zamanki gibi hiç kimse müthiş bir kibirle malum burunlarından kıl aldırmayacaktır.

Dönüp dolaşıp aynı yere gelen Setenci beygiri gibi, ben de yine dönüp dolaşıp aynı yere geleceğim. Çünkü bu konu çok önemli pas geçilecek bir konu olmadığı için dönüp dolaşıp bu konuyu işleyeceğim.

HDP milletvekili Sırrı Süreyya Önder CHP’ye çağrı yapmış meraklısı habere bu linkten ulaşabilir:

http://www.cumhuriyet.com.tr/…/Sirri_Sureyya_Onder_den_CHP_…

Bana göre kendince haklı bir o kadarda olması gereken içeriğe sahip. Bu söylemde işlendiği gibi birçok hoyratlık CHP’nin oylarıyla hayata geçti…

Keser ve sap ilişkisi gibi HDP’li milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması için mecliste yapılan oylamada hepimizin bildiği gibi AKP ile birlikte iş tutan (içlerinde gizli ırkçılık taşıyan) CHP’liler dönemin koşullarında sergiledikleri icraatlarıyla çok mutlu idiler. Adalet katledilirken adaleti katledenlere destek birebir destek verip AKP ile aynı çanağa işeyen CHP’liler faşizmin aynı uygulaması bu kez kendilerine dönünce adaletin olmadığını fark ettiler!

Sadece bu kadarla olsa iyi birde bu işin geçmişi var. Bu ülkede düzmece Ergenekon davası diye bir deprem yaşandı. Birden fazla CHP’li milletvekili hapisteydi, onlarca CHP’li ve Kemalist tutuklandı, sorgulandı, yargılandı. Hatta intihar edenler bile oldu, sahi tamda bu noktada koyunlaşma metodolojisine mehil vermiş CHP’nin tabanı, neden sorgulama vasfını yitirdi dersiniz?

Bir kez koyunlaşma metodolojisi içselleştirildi mi olmayınca olmuyormuş.

Günaydın CHP!

Referandumda yapılan sahtekârlıkla ülke elden gitti, duyarlı insanlar sokağa döküldüğünde CHP bu duyarlı insanlara özellikle mesafe bırakarak yalnız bıraktı. CHP için ülkenin elden gidip gitmemesi önemli değildi, önemli olan AKP tarafından terörizmle suçlanmamaları idi.

CHP’NİN KOYUNLARI…

Şimdi ne oldu da sokağa çıkarılıyoruz diye tabanınız size tek kelimelik bir soru sormuyorsa, akla şu soru gelir, koyun koyundur.

Koyunun CHP’lisi, AKP’lisi olmaz koyun koyundur. Koyun düşünmeden önüne konulan otunu yer.

HDP’li milletvekillerinin dokunulmazlığı mecliste kaldırılırken oy kullanan CHP’li milletvekillerinin bu tavrına (özellikle Kürt kökenli milletvekili oldukları için) ırkçı parti politikalarına tabanı ses çıkarmıyorsa koyunluğun resmini çizmek için sanırım tamda bu noktada ünlü ressam Abidin’e gerek yok.

Ne demiştik yukarıda?

Koyunun CHP’lisi, AKP’lisi olmaz, koyun koyundur.

Koyunlaşma metodolojisi günümüz toplumunda sosyolojik bir olgudur.

Elbette hak aramak için mücadele etmek güzeldir ama geç kaldınız, o kadar insanı sokakta heba ederken sahi neredeydiniz?

İktidar tarafından terörist ilan edileceğiz diye sokaktaki insanlara hep mesafe koydunuz, şimdi sokağa çıktınız.

İktidarı temsil eden ana akımın kendisi terörist olduğunu bir türlü kavrayamadınız… Açlık grevi yapan canları bile teröristlikle suçlamalarının tek anlamı var oda kendi teröristliklerini gizlemekten başka bir şey değildir.

Korka korka da olsa sokağa çıktınız, korkunun ecele faydası olmadığı için bakın şimdi sizde terörist oldunuz.

Demek ki, iktidarın gözünde terörizm buymuş.

Demek ki, iktidarın gözünde kendi teröristliklerini gizlemek için hak arayanları terörist ilan etmekmiş.

HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun dün Ankara'dan başlattığı 'Adalet Yürüyüşü ‘ne ilişkin "CHP’den özeleştiri içeren ve toplumsal muhalefeti büyüten bir çağrı bekliyoruz" demiş, keşke öz eleştiri yapmayı bilebilseniz. Kolye gibi boynunuzda taşıdığınız berbat kibriniz ‘milletvekili dokunulmazlığında’ sizi iktidarla işbirliğine kadar götürdü.

Emin olun yüreği buruk bu insanlar sokakta sizi belki yine destekleyeceklerdir ama geçmişinizle ilgili siz ne kadar öz eleştiri verebileceksiniz bunu yaşayıp göreceğiz.Çünkü halkın gerçek dostlarını tekelci sermayenin çıkarlarına yabancılaşmayla mümkün olması demek aynı zamanda koyunlaşmayan / bilinçli dinamik bir tabanın her koşulda kendilerini sorgulamasıyla mümkün olacaktır.

_Ali Galip Sayılgan_