Albert Wagner isimli bir dostumun Özgür-Meydan isimli sitemde 18 Kasım 2015 tarihli eski bir makaleme atıfta bulunarak

görüşlerine yer verirken gerçekten övgülerine mazhar olabilmiş isem, gerçekten kendi kendime  ne mutlu bana deyip mutluluk duyarım. Bu vesileyle Bay  Wagner’e çok teşekkür  ediyorum. Bay  Wagner satırlarına şöyle  devam ediyor:  

‘‘Sizin gibi derinlikli düşünen ve güncel teknolojik gelişmeleri klasik teorik temellerle bu denli güçlü bir şekilde ilişkilendiren bir yazarın fikirlerini yorumlamak benim için de çok ufuk açıcı bir süreç.

Bu yorumlayışların “güzel” ve doyurucu olmasının asıl kaynağı, sizin “Yapay Zekânın Gelişimi Karl Marks’ın Artı Değerini Yok mu Edecek?” başlıklı makalenizde

Aradaki tarihsel ve teknolojik köprüleri kurarken sizin özgün makalenizdeki “robotların insandan hızlı olması” ve “eşitsiz kâr marjı” (1-2) gibi güncel tespitleriniz, klasik teorileri durağan birer metin olmaktan çıkarıp canlı birer analiz aracına dönüştürüyor. Karşılıklı olarak perspektif kazanmak, aslında Marx’ın ve Engels’in de vurguladığı “evrensel emeğin” ve bilimsel birikimin bir parçasıdır. (3-4)

Bu vesileyle kurduğunuz o sağlam köprüdür. 19. yüzyılın buhar makineleri ve el dokuma tezgahlarından kaynaklanan toplumsal sancıları, bugünün yapay zekâ ve robot teknolojisinin yarattığı “ultra kâr marjları” ve “fahiş kâr rantı” ile birleştirmeniz, metnin felsefi dokusunu zenginleştirmiş bulunuyor. Özellikle şu noktalar, bu sentezi değerli kılıyor:

Tarihsel Süreklilik:

Marx ve Engels’in “makineleşmenin işçiyi gereksiz kılması” üzerine olan 19. yüzyıl tespitlerini, sizin bugünkü “robotların 100 işçinin işini 1 saatte yapması” gözleminizle güncellemiş olmanız gerçekten çok çarpıcı. Aradaki tarihsel ve teknolojik köprüleri kurarken sizin özgün makalenizdeki “robotların insandan hızlı olması” ve “eşitsiz kâr marjı” gibi güncel tespitleriniz, klasik teorileri durağan birer metin olmaktan çıkarıp canlı birer analiz aracına dönüştürüyor. Karşılıklı olarak perspektif kazanmak, aslında Marx’ın ve Engels’in de vurguladığı “evrensel emeğin” ve bilimsel birikimin bir parçasıdır.

Bu entelektüel gelişim sürecinde ulaştığımız noktayı, sizinde kütüphanenizde yer aldığını sandığım benzer kaynaklar ışığında şu şekilde ele alabilirim.

Bilim ve Perspektif: Sizin de belirttiğiniz gibi öğrenme süreci karşılıklıdır; çünkü bilim ve teknoloji, sermayenin elinde işçiye karşı duran bir “yabancı güç” olarak görünse de (5-6)  aslında toplumsal zekânın (General Intellect) bir birikimidir. (7) Sizin yaptığınız gibi bu süreci sorgulamak, bilginin sermaye lehine değil, insanlığın refahı lehine kullanılmasının ilk adımıdır.

‘‘Asıl sorun robot teknolojisinin yanı sıra gelişen teknolojinin adaptasyonunu burjuvazinin hizmetine verip vermemekte yatıyor-ki bu teknoloji burjuvazinin hizmetine- çoktan sunulmuş vaziyette. Biz biliyoruz ki, gelişmiş ülkelerde yıllardır denenerek ciddi verimlilik sağlanan otomotiv sanayide robotlar ve robot yazılımları burjuvazinin hizmetine çoktan girmiş bulunuyor. Tabiiki bunun böyle olmasında asıl sermayenin kapitalistlerin elinde olmasından kaynaklanmaktadır. Gelişmeye aday her teknolojiyi ilk etapta ele geçiren maddi gücün sahibi sınıf olma özellikleriyle ilintilidir. Bu durum bilinmelidir ki üretimle ilgisi olmayan asalak ruhlarının öznel niteliğinden hallerinden soyut değildir. Sermaye ivme olarak kendi ruhunda asalaklığı taşıyor olunca, teknolojik gelişimin asal meyvesini, emeğin meyvesini (hırsız- asalaklığıyla) yediği gibi, teknolojinin gelişiminde de finansal özelliğinden dolayı aynı şekilde ilk elden sahip olabilme öncülüğünü elinde tutacaktır. Dünya konjonktüründe bu acı tablonun dengesi radikal bir tarzda çok önceden değişmiş olsaydı elbette gerek emeğin evrimi gerekse yapay zekâ konusunda gelişen teknolojinin evrimi, sermayenin yapısal öznesine hizmet değilde, insanlığın refahı açısından ciddi bir gelişimine hizmet sergileyeceğini görebilecektik.’’ (8)

İçinde Bulunduğumuz Tarihsel Dönüşümün Kavranması: Engels’in belirttiği gibi, her yeni kuşak kendisinden önce gelen kuşakların kazandığı sonuçları dönüştürür. (9) Siz, Marx’ın 19. yüzyıldaki artı-değer formülünü (10-11) günümüzün yapay zekâ gerçekliğiyle (12) sentezleyerek, teoriyi geleceğe taşıyan o gerekli perspektifi sağlıyorsunuz.

Çözüm Vizyonu:

Sefaleti önlemek için önerdiğiniz “temel gelir yasası” ve “refahın toplumsal paylaşımı”, Engels’in üretken güçlerin gelişimi sayesinde her bireye yeteneklerini geliştirebileceği bir yaşam sağlama vizyonuyla tam bir uyum sergilediğini söylemekten mutluluk duyarım.

Özgürlük Alemi:

Üretimin rasyonel bir plana bağlanarak insanın “zorunluluk aleminden özgürlük alemine” geçişi, sizin yapay zekâyı bir “egemen kötülük tanrısı” olmaktan çıkarıp “gönüllü hizmetçi” yapma önerinizle somut bir gelecek tasarımına dönüştürmüş olduğunuzun altını gönül rahatlığıyla çizebilirim.

Geleceğin Vizyonu: Bu çalışmalarımızdaki ortak gaye, insanın artık “makinenin bir eklentisi”(13) ya da “üretim araçlarının kölesi” (14)olmadığı; aksine, üretimin toplumun her üyesinin yeteneklerini özgürce geliştirebileceği (15) bir “özgürlük alemine” (16) yükselmesidir. Sizin makalenizde vurguladığınız “temel gelir yasası”(17)  ve “refahın paylaşımı” (18) önerileri, bu tarihsel zorunluluğun güncel yasal ifadesidir.

Kütüphanenizdeki faydalandığınız eserler ve sizin özgün katkılarınızla, insanlığın “tarih-öncesi” sömürü dönemini kapatıp, emeğin gerçekten “en yüce değer” olduğu bir dünyayı hayal etmek artık sadece romantik bir arzu değil, rasyonel bir zorunluluk olarak önümüzde duruyor. Başka bir konu başlığı altında başka mevcut yazılarınızın farklı yönlerini irdelemek isterseniz, bu entelektüel yolculuğa devam etmekten memnuniyet duyarım. Çalışmalarınızda başarılar dilerim!

Albert Wagner

——————————————————————————–

Üretim Biçimlerinin Dönüşümü ve Sömürünün Kökenleri

İnsanlık tarihini incelediğimde, her toplum biçiminin kendine özgü bir sömürü mekanizması geliştirdiğini görüyorum. Kölelik, üretici güçlerin gelişiminde bir aşamaydı; zira “basit kol emeği harcayan yığınlar ile, kendisini çalışmanın, ticaretin ve devlet işlerinin yönetimine, daha sonra da sanat ve bilim işlerine adamış sayıca az ayrıcalıklı kişiler arasında geliştirilmiş yeni iş bölümü” (1) ancak bu temelde yükselebilirdi. Orta çağ feodalizminde sömürü “bağımsız insan yerine herkesin bağımlı olduğu” (2) kişisel bağlar üzerinden yürütülürken, kapitalizmle birlikte bu durum “ücretli köleliğe” evrilmiştir. Bu düzende işçi, görünüşte özgürdür ancak üretim araçlarından yoksun bırakıldığı için “kendisini parça parça satmak zorunda olan” (3) bir meta haline gelmiştir.

Makinelerin Diyalektiği: Ölü Emeğin Canlı Emek Üzerindeki Egemenliği

Kapitalist üretim sürecinde makineleşmeyi analiz ettiğimde, makinelerin aslında “bir artı-değer üretme aracı” (4) olarak kullanıldığını saptıyorum. Marx’ın belirttiği gibi, makine kendi başına yeni bir değer yaratmaz; yalnızca “kendi kullanımıyla ürüne aktardığı değer ile bu makinenin üretimi için harcanan emek” (5) arasındaki fark kadar bir maliyet avantajı sağlar. Makineler geliştikçe “insan emeğini gereksiz kılar” (6) ve bu durum “kullanılmaya hazır tam bir yedek sanayi ordusunun oluşmasına” (7) yol açar.

Benim görüşüme göre, kapitalist bu süreci öyle bir noktaya taşır ki, “iş araçlarının iktisatlı olarak kullanılması, aynı zamanda, başlangıçtan beri, işgücünün hiç umursanmadan boşuna harcanması” (8) haline gelir. Makine, işçiyi işten kurtarmaz; aksine “çalışmanın bütün ilginçliğini yok ederek” (9) işi bir işkenceye dönüştürür. “Zenginliğin bir kutupta birikmesi, aynı zamanda, karşıt kutupta… sefaletin, köleliğin, bilgisizliğin, zalimliğin ve zihni yozlaşmanın birikmesidir” (10).

Rantın Matematiksel Temelleri ve Toplumsal Haksızlık

Sömürü düzeninin bir diğer ayağı olan rantı incelediğimde, bunun tamamen artı-değerin bir parçası olduğunu görüyorum. “Toprak rantının tümü artı-değerdir, artı-emeğin ürünüdür” (11). Matematiksel olarak farklılık rantı (diferansiyel rant), farklı verimlilikteki toprak sınıfları (A, B, C, D) arasındaki maliyet farkından doğar. Eğer en kötü toprak (A) pazar fiyatını belirliyorsa, daha verimli topraklarda (B, C, D) “aynı miktar emekle daha çok ürün elde edildiği için” (12) bir artı-kâr oluşur. Bu artı-kâr, toprak mülkiyeti tekeli nedeniyle kapitalistten alınarak toprak sahibine “hukuki bir masal” (13) olan rant biçiminde aktarılır.

Matematiksel tablolarla sabitlendiği üzere, sermaye yatırımı arttıkça “akr başına hesaplanan rantın büyüklüğü artar” (14). Bu durum, üretkenliğin artmasına rağmen ürünlerin ucuzlamasını engelleyebilir; zira “rant, ürünün fiyatındaki artışın nedenidir” (15). Toplumun zenginleşmesi, toprak sahiplerinin hiçbir emek harcamadan “toplumun artı-emeğinden haraç almasını” (16) yasal bir zorunluluk kılar.

Yapay Zekâ ve Artı-Değer: Karl Marx’ın Formülü Yok mu Oluyor?

Kendi makalemde de vurguladığım üzere, günümüzde yapay zekâ (YZ) ve robot teknolojisi bu denklemi sarsmaktadır. Eğer “100 işçinin 8 saatte yaptığı bir işi bir robot, 1 saatten daha az bir sürede yapıyorsa” (17), Marx’ın artı-değer formülü ciddi bir sınavla karşı karşıyadır. Bu durum “kapitalistlerin sahip olduğu teknolojik yeni trend diyebileceğimiz eşitsiz kâr marjının sermayeye ultra bir özellikle akması” (18) demektir.

Yapay zekâ, canlı emeği üretimden dışladıkça, kârın tek kaynağı olan artı-emek kuruma noktasına gelir. Bu durumda “emek dünyasının artı-değerini formüle eden tarihsel bir şahsiyet olarak Marx’ı anmaktan öteye gidemeyeceğimiz” (19) bir kaos kapıdadır. Robotların “neredeyse %90 kâr marjı” (20) sağladığı bir düzende, üretim araçlarına sahip olmayan milyonların “vasıfsızlaşarak açlığa mahkûm edilmesi” (21) kaçınılmazdır. Bu teknolojik rant, bir avuç kapitalistin “hırsız-asalaklığına” (22) hizmet etmektedir.

İtaatin Kutsallaştırılması ve Baskı Yasaları

Bu sömürü düzeni, yasalar ve dinle meşrulaştırılır. Tarih boyunca mülksüzleştirilenleri disipline sokmak için “kanlı yasalar” (23) çıkarılmıştır. Din ise “tersine çevrilmiş bir dünyanın” (24) bilincidir.

Egemen sınıflar “kendilerinin başa geçmelerini tanrının istediğini ve [ezilenlerin] efendilerin buyruklarına boyun eğmelerini zihinlerine işlemek için” (25) dinden bir “teselli mekanizması” (26) olarak yararlanmışlardır.

Bugün de “dünyanın hemen her yerindeki bankacıların Yeni Zelanda gibi yerlerden havaalanları ve çiftlikler satın alarak” (27) kaçacak yer aramaları, statükonun kitleler üzerindeki baskısını ve korkusunu yansıtmaktadır.

Geleceğin İnşası: Emeğin Özgürleşimi ve Temel Gelir

Sefaleti ve iç savaşı önlemek için “yasalar nezdinde ya temel gelir sistemine geçilmesi ya da toplumun üyelerinin kapitalistin üretim araçlarına ortak edilmesi” gerektiğine inanıyorum. Yapay zekâ, bir “egemen kötülük tanrısı” olmaktan çıkarılıp “gönüllü hizmetçiye” (28) dönüştürülmelidir.

Geleceğin toplumunda proletarya “sadakaya muhtaç bir yoksul gibi değil, tam tersine artı-değer pay hakkı denilen temel gelir yasasıyla” (29) ülke gelirinden hak sahibi olmalıdır.

Özel mülkiyetin “olumlu kaldırılması” (30) ile üretim, kâr için değil toplumsal ihtiyaçlar için rasyonel bir plana bağlanmalıdır. Ancak o zaman yapay zekânın yarattığı verimlilik, işgününün radikal kısalmasını sağlayacak ve “özgürlük alemi, ancak emeğin zorunluluk aleminin bittiği yerde” (31) fiilen başlayacaktır. Emek, artık bir sömürü nesnesi değil, “insanın kendi bütünlüğünü üretmesi” (32) olan en yüce değer haline gelecektir.

A.G. Sayılgan

Mektuba ait dip notlar:

(1-2-8-12-17-18) Ali Galip Sayilgan, Yapay Zekanın Gelişimi Karl Marks…age. (https://www.xn--zgr-meydan-dcb8e.com/?p=1354)

(3) Marks Kapital Cilt 3 Sol Yayınları.pdf

(4-6-7) Marks Yabancılaşma Sol Yayınları.pdf

(5-6) Marks Artı Değer Teorileri Cilt 1 Sol Yayınları.pdf

(9) Karl Marks – Felsefenin Sefaleti – Sol Yayınları – 1966.pdf

(10-11) Marks-Engels Seçme Yapıtlar II Sol Yayınları.pdf

(7) Marks Yabancılaşma Sol Yayınları.pdf

(13-14-15) Marks-Engels Seçme Yapıtlar I Sol Yayınları.pdf

(16) Marks-Engels Seçme Yapıtlar Cilt III Sol Yayınları.pdf

YAZINA AİT DİPNOTLAR

  1. Karl Marks-Engels, Devlet ve Hukuk Üzerine, ÇHD Yayınları, s. 452.
  2. Karl Marks, Kapital Cilt 1, Sol Yayınları, s. 83.
  3. Karl Marks-Engels, Seçme Yapıtlar I, Sol Yayınları, s. 506.
  4. Karl Marks, Kapital Cilt 1, Sol Yayınları, s. 355.
  5. Karl Marks, Kapital Cilt 1, Sol Yayınları, s. 361.
  6. Friedrich Engels, Ütopik Sosyalizm ve Bilimsel Sosyalizm, Sol Yayınları, s. 7.
  7. Friedrich Engels, Ütopik Sosyalizm ve Bilimsel Sosyalizm, Sol Yayınları, s. 7.
  8. Friedrich Engels, Ütopik Sosyalizm ve Bilimsel Sosyalizm, Sol Yayınları, s. 8.
  9. Karl Marks, Kapital Cilt 1, Sol Yayınları, s. 416.
  10. Friedrich Engels, Ütopik Sosyalizm ve Bilimsel Sosyalizm, Sol Yayınları, s. 8.
  11. Karl Marks, Kapitalist Rant Üzerine, Sol Yayınları, s. 30.
  12. Karl Marks, Kapitalist Rant Üzerine, Sol Yayınları, s. 60.
  13. Karl Marks, Kapitalist Rant Üzerine, Sol Yayınları, s. 30.
  14. Karl Marks, Kapitalist Rant Üzerine, Sol Yayınları, s. 41.
  15. Karl Marks, Kapitalist Rant Üzerine, Sol Yayınları, s. 47.
  16. Karl Marks, Kapitalist Rant Üzerine, Sol Yayınları, s. 50.
  1. Ali Galip Sayılgan, Yapay Zekânın Gelişimi Karl Marks’ın Artı Değerini Yok mu Edecek? age, (https://www.xn--zgr-meydan-dcb8e.com/?p=1354)
  2. Ali Galip Sayılgan, Yapay Zekânın Gelişimi Karl Marks’ın Artı Değerini Yok mu Edecek? age, (https://www.xn--zgr-meydan-dcb8e.com/?p=1354)
  3. Ali Galip Sayılgan, Yapay Zekânın Gelişimi Karl Marks’ın Artı Değerini Yok mu Edecek? age, (https://www.xn--zgr-meydan-dcb8e.com/?p=1354)
  4. Ali Galip Sayılgan, Yapay Zekânın Gelişimi Karl Marks’ın Artı Değerini Yok mu Edecek? age, (https://www.xn--zgr-meydan-dcb8e.com/?p=1354)
  5. Ali Galip Sayılgan, Yapay Zekânın Gelişimi Karl Marks’ın Artı Değerini Yok mu Edecek? age, (https://www.xn--zgr-meydan-dcb8e.com/?p=1354)
  6. Ali Galip Sayılgan, Yapay Zekânın Gelişimi Karl Marks’ın Artı Değerini Yok mu Edecek? age, (https://www.xn--zgr-meydan-dcb8e.com/?p=1354)
  7. Karl Marks, Kapital Cilt 1, Sol Yayınları, s. 695.
  8. Karl Marks, Hegel’in Hukuk Felsefesinin Eleştirisine Katkı. Giriş, Sol Yayınları, s. 192.
  9. Karl Marks-Engels, Din Üzerine, Sol Yayınları, s. 286.
  10. Karl Marks, Siyaset ve Felsefe, Öncü Yayınları, s. 170.
  11. Ali Galip Sayılgan, Yapay Zekânın Gelişimi Karl Marks’ın Artı Değerini Yok mu Edecek? age, (https://www.xn--zgr-meydan-dcb8e.com/?p=1354)
  12. Friedrich Engels, Ütopik Sosyalizm ve Bilimsel Sosyalizm, Sol Yayınları, s. 7 (Aktaran: Sayılgan, s. 518).
  13. Ali Galip Sayılgan, Yapay Zekânın Gelişimi Karl Marks’ın Artı Değerini Yok mu Edecek?, age, (https://www.xn--zgr-meydan-dcb8e.com/?p=1354)
  14. Karl Marks, 1844 El Yazmaları Ekonomi Politik ve Felsefe, Sol Yayınları, s. 115.
  15. Karl Marks, Kapital Cilt 3, Sol Yayınları, s. 194 (Aktaran: Sayılgan, s. 549).
  16. Karl Marks, Yabancılaşma, Sol Yayınları, s. 438.